Bize Ulaşın WhatsApp Hattımız

Bilmemek Değil, Öğretmemek Ayıp.

Bilmemek Değil,  Öğretmemek Ayıp.

Türkiye’deki Bireylerin Otizm Algısı ve Bilgi Düzeyi Araştırması

Bilmemek Değil, Öğretmemek Ayıp.

Türkiye’deki Bireylerin Otizm Algısı ve Bilgi Düzeyi Araştırması

Araştırmanın Tasarımı

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ülkemizde, 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 352.000 otizmli çocuk ve gencimizin sadece 30.050’si okullaşabilmiş ve eğitime ulaşabilmiştir. Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi, erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitimdir.  “Bilmemek ayıp değil, sorumluların öğretmemesi ayıptır.” yaklaşımından hareketle, Türkiye’de halk nezdinde otizmin ne ölçüde bilindiğini ve eksik olduğumuz noktalarda neler yapılabileceğini görmek amacıyla yola çıkıldı. Yüzlerce hastalığın olduğu düşünülürse insanların kendi çevrelerinde tanık olmadıkları tüm hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmalarını beklemek haksızlık olurdu. Otizmi bilmeyenlere, belirtileri hakkında fikri olmayanlara, otizmi anlatmayı sorumluluk edinen araştırmayı veren kurum - TOHUM Otizm Vakfı , otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara erken tanı konması, özel eğitim ile topluma kazandırılmalarına öncülük edilmesi ve bunun yurt çapında yaygınlaştırılması için kâr amacı gütmeyen bir sağlık ve eğitim vakfıdır. Otizmin bilinirliği ile ilgili veri eksikliğinden hareketle bu araştırma projesi tasarlanarak öncelikle

i) ön test aşamasında otizm konusunda farkındalığın saptanması 

ii) aksiyonların belirlenmesi ve

iii) bu aksiyonlar sonrasında farkındalık düzeyindeki artışın son test ile ölçülmesi hedeflenmiştir.

Konunun kamuoyunun gündemine taşınması, otizm konusunda bilgi düzeyinin yükseltilmesi ve bu alanda çalışan devlet kurumları ile çözüm odaklı işbirlikleri oluşturulması amaçlanmıştır.

- Ön test ve  son test aşamalarında araştırma veren kurum ve araştırma şirketinin birlikte hazırladıkları soru formu kullanılarak, kentsel Türkiye’de

- otizm ile ilgili farkındalık ve bilgi düzeyi, bilinen belirtiler,

- otizmin nedenleri ve tedavisi,

- otizmin hangi mecralardan duyulduğu,

- bu alanda çalışan kurumların bilinirliğinin saptanması amaçlandı.

Görüşmeler hanelerde yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak, 15 ilin kentsel kesimlerinde yaşayan, 15-65 yaş, ABC1C2DE SES grubunda 1.236  kişi ile 19 Eylül – 22 Ekim 2015 tarihleri arasında ve 1.236 kişi  ile 16 Mart – 6 Nisan 2017 tarihleri arasında görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklemi +/- %95 güven aralığında %2,78 hata payı ile analize olanak vermiştir.

Bulgular ve İçgörülerin

Paylaşımı

Araştırma veren kurum, otizmin kamuoyundaki farkındalık ve bilinirlik düzeyini, otizmin belirtilerini, nedenlerini ve otizmin tedavisi ile ilgili algıyı, otizmin hangi mecralardan duyulduğunu, bu alanda çalışan kurumların bilinirliğini, araştırma veren kurumun etkinliklerine ve çalışmalarına ilişkin farkındalık ve beğeni düzeyini ölçmeyi hedeflemiştir. Ön test bulgularına göre, halkın %29’u otizmi duyduğunu belirtmiştir. Kadınların otizm farkındalığı erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksektir. (%32-Kadın, %25-Erkek) Otizmi duyduğunu belirtenlere açık uçlu olarak otizm hakkında ne bildikleri sorulmuştur. %77’sinin otizm hakkında bildiklerinin doğru, %14’ünün bildiklerinin ise yanlış olduğu saptanmıştır. Otizmi duyanların hangi mecralardan / kaynaklardan duydukları sorgulandığında, Şekil 1’de de görüldüğü üzere televizyon haberleri %79 oranla diğer kaynaklara göre açık ara farkla önde çıkmıştır.  Televizyon haberlerini sırasıyla yazılı basın, sosyal medya, internet ve kamu spotu takip etmektedir. Şekil 1.

Otizmin belirtilerine ilişkin farkındalığın ölçülmesi amacıyla otizmi duyduğunu belirtenlere otizmin belirtilerini bilip bilmedikleri sorulmuştur. Bu kişilerin %93’ü bilmediğini belirtirken yalnızca %7’si belirtileri bildiğini belirtmiştir. Şekil 2’de de görüldüğü üzere en çok bilinen otizm belirtisi %65 ile “Göz teması kuramamak” olmuştur. Şekil 2.

(15) Göz teması kuramamak >% 65

(14) Sallanmak, çırpınmak, parmak uçlarında yürümek gibi garip hareketlerde bulunmak  >% 58

(13) Takıntılı davranışlar  >% 54

(12) Gözleri bir şeye takılmak> % 50

(11) Aşırı hareketli, hep kendi bildiğince davranmak  > % 46

(10) Konuşmada akranların gerisinde kalma durumu   >% 46

(9) Söyleneni işitmiyor gibi davranmak> % 42

(8) Akranların oynadığı oyunlara ilgi göstermemek  >% 39

(7) Bazı sözleri tekrar tekrar ilişkisiz ortamlarda söylemek > % 35

(6) Parmağı ile istediği şeyi göstermemek > % 35

(5) Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapmak >%31

(4) Oyuncaklarla oynamayı bilmemek  >% 27

(3) Günlük yaşamdaki düzen değişikliklerine aşırı tepki göstermek. > % 23

(2) Dönen nesnelere karşı aşırı ilgi duymak >% 23

(1) İsmi söylendiğinde dönüp bakmamak  > % 23

Otizmi duyanlara otizmin neden kaynaklandığı sorulduğunda, her 4 kişiden 3’ü otizmin sebebini bilmediğini söylemektedir. Kişilerin %19’u genetik faktörlerden %12’si ise akraba evliliğinden kaynaklandığını düşünmektedir. Otizmi duyanların %18’i bu gelişimsel rahatsızlığın tedavi edilebilir olduğunu belirtmektedir ve %16’sı hastanede tedavinin, %14’ü de eğitimin  otizmin tedavisinde kullanılan  temel yöntem olduğunu düşünmektedir. Bölgeler bazında incelendiğinde, diğer bölgelerdeki kişilere oranla en yüksek oran İç Anadolu Bölgesi’nde elde edilmiştir. Bu bölgede yaşayanların %22’si otizmin eğitimle tedavi edilebildiğini belirtmiştir.

Otizm alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının spontan olarak ne ölçüde bilindiği sorgulanmıştır. Araştırma veren kurum %8 oranla ikinci sırada çıkmıştır. Araştırma veren kurumun adını belirtmeyenlere yardımlı olarak araştırma veren kurumu bilip bilmedikleri sorulmuştur. Bu kişilerin de %6’sı bildiğini belirtmiştir. Otizmi duyanlar içinden araştırma veren kurumu bilenlerin net toplam oranı %13’tür. Toplam kitle içinde araştırma veren kurumu bilenlerin oranı ise %4’tür. Araştırma veren kurumu duyduğunu belirtenlerin %72’si televizyon programından, %36’sı kamu spotundan ve yine %36’sı yazılı basından duyduğunu belirtmiştir. Sosyal medya kampanyaları için kişilerin en sık ziyaret ettiği internet siteleri sorulmuştur. Bulgulara göre en sık ziyaret edilen ilk 5 internet sitesi arasında 3 tane sosyal medya kanalı, bir arama motoru ve bir e-ticaret sitesi vardır.

Öneri ve Aksiyonlar

Araştırma bulguları doğrultusunda aksiyon önerilerinin yapılması ve bu önerilerin açıklığı, ihtiyaçlara uygunluğu, uygulanabilirliği ve varsa araştırmanın müşteri tarafından hangi süreçlerde kullanıldığı, alınan aksiyonları ve bu aksiyonların iş sonuçlarına etkisini yazınız. İş sonuçları araştırma hedefleriyle ve araştırma bulgu ve önerileriyle ilintili olmalıdır. Araştırmanın ön test bulguları doğrultusunda aşağıdaki aksiyon önerileri araştırma veren kuruma sunulmuştur;

> Kamuoyunda farkındalık yaratmak için araştırma bulgularından biri basın bülteni hazırlanması ve basına iletilmesi,

> Araştırma sonuçları ile devlet kurumları nezdinde girişimlerde bulunularak bu kurumlarla işbirliği yapılması ve kamuoyunda otizm farkındalığını artırmak yönünde iletişim faaliyetleri için destek aranması,

> Kamuoyuna ve ilgili tüm paydaşlara ulaşabilmek amacıyla sosyal medya kanallarından paylaşılan içeriklerin artırılması ve araştırma bulgularının yine bu kanallar aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılması,

> Araştırma veren kurumun, mümkün olduğunca televizyon programlarında, haberlerinde ve yazılı basında yer alarak araştırma sonuçlarını kamuoyuna anlatması,

> Otizm hakkında kamu spotu veya zorunlu yayın çalışmaları yapılması.

“Türkiye’deki Bireylerin Otizm Algısı ve Bilgi Düzeyi” araştırması ile otizmin bilinirliğinin araştırmayı veren kurumun beklediğinden düşük düzeyde olduğu görüldü. Araştırmanın sunduğu veriler ışığında, kurumun stratejik planında yer alan çalışmalar yeniden değerlendirildi. Otizm farkındalığı çalışmalarının daha yaygın ve farklı metotlarla yapılmasına karar verildi ve hızlıca çalışmalar hayata geçirilmeye başlandı.

Karar vericilere dönük aksiyonlar;

> Türkiye’de otizm alanına dair ilk ulusal araştırma olması nedeniyle, araştırma özet sonuç raporu kamu, özel sektör ve kurumun paydaşlarıyla paylaşıldı.

> Kurumun yürüttüğü savunu çalışmalarında araştırma sonuçları temel araç olarak kullanılarak kamuoyu ve karar vericilere yönelik farkındalık çalışmalarına ağırlık verildi. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı ve eşi, Başbakan ve eşi, Bakanlar ve eşlerine özet rapor gönderildi.

> TBMM milletvekilleri ziyaretlerinde, TBMM Komisyonlarında, Başbakan eşi ile yapılan birebir görüşmelerde rapor ve sonuçları paylaşıldı.

> Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü ile yapılan ve araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı toplantılar sonrasında, Sağlık Bakanlığı ile birlikte otizm farkındalığı ve otizmde erken tanının önemine dikkat çekmek için zorunlu yayın çalışmaları başlatıldı. Senaryo ve zorunlu yayın filminin çekiminin araştırma veren kurum tarafından yürütülmesine karar verildi ve bu çalışmanın başlatılması için özel sektör işbirliği ile proje fonu bulundu.

> Araştırma raporunun sunduğu veriler ışığında, 2013 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) koordinasyonunda hazırlanan ‘Otizm Eylem Planı’nın uygulamaya geçirilmesi için çalışmalar yeniden başlatıldı ve özellikle Mart – Nisan 2016 tarih aralığında önemli bir ivme kazandı. 3 Aralık 2016’da Otizm Eylem Planı’nın kabulü Resmi Gazete’de yayınlandı ve aynı gün ASPB koordinasyonunda Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu.

>Otizm Eylem Planı; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın koordinasyonunda; Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Yüksek Öğrenim Kurumu’nun katkıları ile yürütülmeye devam ediyor. Planda belirlenen 6 ana eksen ile otizmli bireylerin hizmetlerden diğer bireylerle eşit şekilde yararlanması ve toplumsal yaşama katılması hedefleniyor.  Bu eylem planı, engellilik alanında bir ilk olmakla beraber,  devletin otizmli bireyleri ve onlara hizmet üretmeyi resmen kabul ettiğine ilişkin önemli bir çalışma da oldu. Otizm Eylem Planı kapsamında çalışmalar 2019 yılı Aralık ayına kadar devam edecek.

> 3 Aralık 2016 Dünya Engelliler Günü’nde otizme dikkat çekmek 551 milletvekiline mektup ve araştırma raporu gönderildi. Araştırma Raporu’ndan önemli noktaların yer aldığı mektupta otizmliler için politikalar yapılması talep edildi ve Otizm Eylem Planı’na dikkat çekildi.

> 12 Nisan 2017 tarihinde araştırma veren kurum tarafından düzenlenen panel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Ebubekir Şahin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör ve İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu ile 267 misafirin katılımı ile gerçekleştirildi. Panelde araştırma sonuçları paylaşıldı.

> Nisan 2017 tarihinde ASPB koordinasyonunda çekilen otizm temalı zorunlu yayın tüm kanallarda dönmeye başladı. Kamu Spotunda; Cumhurbaşkanı, Başbakan, ASPB Bakanı, ünlü sporcular ve sanatçılar yer aldı.

Kamuoyuna dönük aksiyonlar:

> 2016 ve 2017 Nisan Otizm Farkındalık ayında kurumun tüm iletişim stratejisi ve planı araştırma sonuçlarının kamuoyunda paylaşılması üzerine kuruldu. Bir ajans desteği ve kurumun da katkıları ile araştırma raporu infografiklerle basit ve anlaşılır bir şekilde 2 farklı dönemde, 2.000 adet basıldı.

> 2016 ve 2017 Nisan ayında kamuoyunun dikkatini otizm farkındalığına çekmek için; 120 Televizyon programcısına, 127 yazılı basın mensubu ve köşe yazarlarına araştırma özet raporu gönderildi.

> Araştırma sonuçlarında otizmin bilinirliğinde en önemli kaynağın televizyon olarak çıkması üzerine, televizyonlarda yer almak için planlamalar yapıldı ve görsel medyada 29 programda yer alındı.

> Araştırma sonuçlarının yer aldığı 47 haber yazılı basında çıktı, toplamda 2.355.595  kişiye ulaşıldı.

> Elektronik basında ve internet portallarında araştırma sonuçlarının yer aldığı toplam 164 haber çıktı.

> Sosyal medyada daha çok kişiye ulaşılabilmesi için 7 adet infografik hazırlandı. Araştırma sonuçlarına ilişkin hazırlanan infografik görseller sosyal medyada paylaşıldı: 3 farklı sosyal medya ağında toplam 50  paylaşım yapıldı. Bu paylaşımlar  66.935 kişi tarafından görüntülendi, 11.302 kişi tarafından beğenildi ve 2.148  kişi tarafından paylaşıldı.

> 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’ne dikkat çekmek amacıyla 1 Nisan Dünya Şaka Günü’nde sosyal medya kanallarında bir kampanya başlatıldı ve kampanya kapsamında her 68 çocuktan 1’inin otizm riski ile dünyaya geldiği mesajı verildi. Kampanyaya günde 6 milyon’dan fazla sayfa ziyareti alan lokal bir sosyal medya plaformu da destek verdi ve bu platform bir saat boyunca platformdaki tüm başlıklarının yerine bu kampanyanın adını verdi. 1 Nisan günü global bir sosyal medya platformunda kampanya için oluşturulan etiket 11 saat boyunca gündemde ilk 10 içinde kaldı ve 20 milyondan fazla görüntülenme gerçekleşti. Kampanya toplamda 30 milyondan fazla kişiye ulaştı.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde ise otizme yönelik oluşturulan iki etiket gün boyunca sosyal medya platformunun gündeminde kaldı ve toplamda 79.000 yorum yazıldı.

Alınan aksiyonlar sonrasında 16 Mart – 6 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen son testin bulguları aşağıda sıralanmıştır. Otizm bilinirlik düzeyi (Ön test ve son tes karşılaştırması) Şekil 3.

2015 / % 29

2017 / % 58

1. Şekil 3’de de görüldüğü üzere; Otizm bilinirlik düzeyi önemli seviyede artarak %29’dan %58’e yükselmiştir. (%61-Kadın, %55-Erkek)

2. Otizmi duyduğunu belirtenlerin %77’sinin otizm hakkında bildikleri doğrudur. Yapılan iletişim çalışmaları doğrultusunda bu oranın %81’e çıktığı görülmektedir.

3. Otizm hakkında bilgi alınan kaynaklarda, televizyonun oranı %79’dan %70’e düşmesine rağmen hala öncelikli kaynak konumundadır. Sosyal medyanın ise yapılan yoğun aktiviteler sonrasında etkisini artırdığı görülmektedir.
 (2015:%30, 2017:%37)

4. Otizmi duyup da belirtilerini bildiğini söylenlerin oranı %7’den %18’e çıkmıştır.

5. Otizmin genetik faktörlerden kaynaklandığını belirtenlerin oranı 2015’te %19 iken 2017’de %30’a yükselmiştir.

6. Otizmin temel tedavisini eğitim olduğunu belirtenlerin oranı da 2015’te %14’ten 2017 yılında %47’ye yükselmiştir.

7. Otizmin temel tedavi yönteminin ne olduğunu bilmediğini belirtenlerin oranı ise %48’den %24’e gerilemiştir.

8. Şekil 4’te de görüldüğü gibi 2015 yılında yapılan ölçümlemede “otizmlibireylerin dış görünüşleri farklıdır” ifadesine katılanların oranı %51’den 2017 yılında %36’ya gerilemiştir. Şekil 4.

Otizmli bireylerin dış görünüşleri farklıdır görüşü.

2015 / % 51

2017 / % 36

9. “Otizmin belirtilerinden biri iletişim ve sosyal ilişki kuramamaktır.” ifadesine katılanların oranı ise %36’dan %46’ya yükselmiştir.

2015 / % 36

2017 / % 46

10. Otizmi duyanlar arasında araştırma veren kurumu bilenlerin toplam oranı %13’ten %25’e yükselmiştir. İlk araştırmada, araştırma veren kurumu duyanların %87’si kurumun faaliyetlerini beğendiğini belirtirken bu oran 2017’de %94’e yükselmiştir.

Yukarıda özetlenen son test sonuçları yüzleri güldürmüş, otizmi bilmeyenlere otizmin öğretilmesi, farkındalık yaratılması anlamında araştırmayı veren kurum önemli mesafe kaydetmiştir. Ancak bu bitmeyen bir koşu olarak görülmektedir. Araştırma şirketi araştırma veren kuruma sonraki iletişim çalışmalarında otizmin belirtilerine vurgu yapılmasını önermiştir.

Araştırma veren kurum da çalışmalarına bu doğrultuda yön vermek üzere planlama çalışmalarını başlatmıştır. Aşağıda yapılan ilk çalışmaların bilgileri yer almaktadır.

Son test sonrası alınan aksiyonlar

Araştırma sonuçlarında otizmin belirtilerine ilişkin farkındalığın düşük çıkması üzerine 31 Temmuz 2017’de bir radyo programında otizmin belirtilerine dikkat çekmek için yayın yapıldı. Otizmlilerin tekrarlayan davranış özelliklerinden hareketle aynı şarkıyı birkaç defa üst üste çalarak bu özellik vurgulandı. Öncesi ve sonrasında radyo dinleyicileri ile otizm hakkında bilgiler paylaşıldı. Radyo programı sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.

Mayıs 2017’de araştırmaların değerine ve önemine vurgu yapan sunumların yer aldığı, iş dünyasından 300 orta ve üst düzey yöneticinin katıldığı bir konferansta araştırma sonuçları kurumun genel müdürü tarafından sunuldu. Katılanların %80’i sunumu beklentimin üzerinde+beklentimi karşıladı şeklinde değerlendirmişlerdir.

Türkiye’de Otizm Spektrum Bozukluğu ve Özel Eğitim Raporu 2017 yayınlandı. Rapor, Doç. Dr. Salih Rakap editörlüğünde, yazarlar Doç. Dr. Salih Rakap, Prof. Dr. Binyamin Birkan ve Öğr. Gör. Sinan Kalkan’ın katkıları ile hazırlandı. Raporda araştırma sonuçlarına referans verildi.

TÜSEV tarafından Ağustos 2017 tarihinde hazırlanan “Otizm Spektrum Bozuklukları Ulusal Eylem Planı Ekseninde Kamu-STK İlişkileri” raporunda araştırma sonuçlarına referans verildi.

ARAŞTIRMA KÜNYESİ

1. Bölüm

Kullanılan Yöntem:

Kantitatif

Araştırmanın Evreni /

Hedef Kitlesi:

15-65 yaş, A B C1 C2 D E SES grubunda ön test aşamasında 1.236 kişi

Coğrafi Kapsama Alanı:

Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesini temsilen seçilmiş, 15 ilin kentsel kesimleri

Örnekleme Yöntemi:

Kota örneklemesi

Veri Toplama Yöntemi:

CAPI (Bilgisayar destekli yüz yüze görüşme)

Veri Toplama Tarihi:

19 Eylül – 22 Ekim 2015

2. Bölüm

Kullanılan Yöntem:

Kantitatif

Araştırmanın Evreni /

Hedef Kitlesi:

15-65 yaş, A B C1 C2 D E SES grubunda son test aşamasında 1.236 kişi

Coğrafi Kapsama Alanı:

Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesini temsilen seçilmiş, 15 ilin kentsel kesimleri

Örnekleme Yöntemi: Kota örneklemesi

Veri Toplama Yöntemi: CAPI (Bilgisayar destekli yüz yüze görüşme)

Veri Toplama Tarihi: 16 Mart – 6 Nisan 2017


0 Yorum

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar yıldız (*) ile işaretlenmiştir

0 Yorum